Kamboçya

This slideshow requires JavaScript.

Kamboçya benim en keyif aldığım yerlerden birisi değildir. Ülke dümdüzdür bu yüzden de bisiklete binmek benim için çok sıkıcıdır. Ne var ki Tayland’da 2 ay daha kalmak istediğimizden Kamboçya’dan vize almamız gerekiyor. Sınıra 160km mesafedeki Siem Rieb kenti bizim vize için 1 hafta kadar beklememiz gereken şehir oluyor. Burada kaldığımız sürede yeni bisikletçiler ile tanışıyoruz hep beraber doğum günümü kutluyoruz, hatta 4 ay önce Kuala Lumpur’da tanıştığımız ve beraber (Tesadür işte) Tayland vize başburusu yaptığımız bisikletçi ile tekrar karşılaşıyoruz. İyi bir bilardocu olduğundan otelin barında çekişmeli bilardo maçları yapıyoruz. Güney Afrikalı bir yazar ve belçikalı bir geç gene keyifli maçlar yaptığımız bilardo arkadaşlarımız oluyor. Otelde bir de türk var. Berk ile de keyifli vakit geçiriyoruz. Bizi kendi arkadaşları ile tanıştırıyor. Böylece çok geçmeden 12-15 kişilik bir grup haline geliyoruz. Vize için beklememiz gereken bir hafta bu sayede sıkıntılı bir bekleyiş olmuyor.

Kamboçya için bir daha asla gelmem dediğimi hatırlıyorum. Fakat Siem Rieb biraz daha farklı bir yer. Fazla turistik, ama ne varki insanlar aynı. Bizim arkadaş grubundan da her gün parasını çaldıran, rüşvet vermek zorunda kalan yada dolandırılan kişiler oluyor. Fakat herşeye rağmen keyifli ve kesinlikle görülmesi gereken bir kent.

Daha önceki turumda Kamboçya ile ilgili ilk izlenimlerimide burada paylaşmak isterim. Fakat bunlar daha çok ilk günler ve Kamboçya’nın başkenti Phom Phen ile ilgili tebitler olacaktır.

12.07.2009
“phom phen
 
Burasi hala cirkin bir yer.
sonunda 2.5usd ye lonely planet buldum. yeni bir korsan yayin. burada korsan kitap turkiyedeki kadar gelismis. fakat sadece turistlkere yonelik kitap bulmak mumkun. bu sehirde beni nelerin rahatsiz ettigini anlar gibiyim. burada binalar, trafik, arabalar yani tum sehir duzensiz. fakat bu beni rahatsiz eden sey degil. beni rahatsiz eden buralarda bazi olaylarin donuyor olmasi.
sehirler bence insanlar gibi. mesela bir insan guzel gorunse bile onda farkli rahatsiz edici birseyler hissedebilirsiniz. eger yeni tanidiginiz birisi ise bunun ne oldugunu anlamak pek kolay degildir. fakat karsinizdaki insanin icinde beyninde, hislerinde birseylerin yanis gittigini ve yaninda bulunmak istemediginizi farkedersiniz. bu sehir icinde ayni durum gecerli. fakat bir sure sonra bazi seyleri ogrenmege baslar ve tamam iste sebep bu dersiniz. ornegin;
burada zaman zaman caiz olabilsede 5 yasinda bir kiz cocugunu seks kolesi olarak satin alabilirsiniz. daha ufak cocuklari almakta mumkun, fakat kilo ile satilmadigindan daha ucuz olacaklari anlamina gelmiyor. ve bu durum kesinlikle yasal degil. yani markete gidip cocuk reonu nerede diye sormak mumkn degil.fakat bir motora yada tuktuk a atladiginizda adamin size soracagi sorular sirasi ile laidy, mariuana, eroin ve eger biraz niyetliyseniz burada istediginiz herseyi bulmak mumkun. isin kotu tarafi bu durumun truzmi yani buraya bu is icin gelen turist amcalar da var. yasli amcalar genc cocuklarla beraber olmak icin buradalar. bu da kabul etmek gerekirse 3300km yol pedalladiktan sonra gormek istegeceginiz en guzel manzara degil.
tum bu keyifsiz dusunceler, yogun ve tozlu yollar ile birlikte buranin 2. sevimsiz ornegine dogru gidiyoprum.olimpik stanyumu 10km kadar gecince, tarihin essiz rekor denemelerinden birisinin gerceklestigi alani gorecegim. burada 1975-1979 yillari arasinda buyuk bir katliam gerceklestirilmis. 17 000. kisi benim gorecegim alanda oldurulmus…. ‘killing field of choueung ek’. ulke genelindeki toplam olum sayisi ise cok cok fazla. buyuk cogunluk ise egitimli insanlar, akademisyenler.
 
 
killing field of choueung
 
garip olan burada bu sehire ait ilk fotografimi cekiyorum. bir anit ve icinde yaklasik 9 m yukseklige kadar yukselen raflar. en alt raflarda burada olmus insanlarin kiyafetleri. 83de temizlenmis ve deodorantlanmis. bir ustunde ise 15-20 yas arasi kadin kafataslari. ve ust arflarda da diger 17 000 kafatasi. benimle yasit yada benden 3 yas buyuk olan bu kafataslari ile yapilmis bu anit(anit demek dogru degil ama asil kelimegi hatirlayamadim) ilk fotograf karem.
biraz etrafi gezip muzede olen islarin ilk fotograflarini ve olduuldukleri aletleri gorup disariya cikiyorum. unutmadan disariya cikmadan once serinletici biryler icip yada hediyelik esya dukkanindan birseyler almak mumkun. ben bir suredir almak istedigim kemik taragi burada ucuza bulabilecegimi dusunsemde fazladan agirlik tasimamaya karar veriyyorum. (burada hediyelik esya dukkaninin ne kadar abes olduğunu siz düşünün )
 
disariya ciktigimda mutluyum. kabaligım icin ozur diliyorum fakat gulumsuyorum. ilk defa olarak bu sehir benim hosuma gitmege basladi. bu denli kotu bir maznzara sonrasi insanin rahatlamis ve belkide mutlu hissetmesi kabuledilemez fakat gercek bu. 15km boyunca mutlulugum gecmiyor. yollar, insanlar, trafik yaklasik bir saat sonra kopacak olan jant telim ….hersey guzel gorunmege basladi.
 
hernedense kabul edilemez bir kabalik olan mutlulugumu anlamam pek uzun surmedi. aciklayayim;
basta da dedim ya sehirler insanlar gibidir. yeni tanidigimiz o bize sevimsiz gelen insan vardi ya onu biraz tanimaya basladim gibi. aramizda gecen olan sunun gibi;
 
ben ona babalar gununde ne alacagini soruyorum
o bana babasini kaybettigini soyluyor.
iste bu sevimsiz haber, gecmisinde yasamis oldugu bu durum karssimdaki insana ait tum dusuncelerimi bir anda degistirebiliyor. artik eski rahatsizligi hissetmiyor, hatta onun yaninda olmaktan mutluluk duyuyorum. bu sehir ile gormus oldugum bu kotu tarih bendeki tum kotu duygulari yok etti. artik burasi ile ilgili baska bir sikayetimin olacagini sanmiyorum
Advertisements

2 thoughts on “Kamboçya

  1. son zamanlarda kamboçya ile ilgili okuduğum bütün yazılarda bir memnuniyetsizlik sezgisi gelirmiş. temelinde yatan elbette belli başlı sorunlar vardır. bunu anlamak için çok fazla kafa yormaya gerek yok. ama arkadaş grubunun olması biraz olsun rahatlatmış sizi. umarım bundan sonrası içinde hep böyle devam eder yolculuk. sürekli takipteyim, çok fazla ara verip merakta bırakmayın. sağlıkla..

  2. Bu yazıyı her okuyuşumda beni çok etkiliyor.Savaş,hele hele çocukların seks tuzaklarında yer alması .:( Çok acı çekmiş bir ulus.teşekkürler.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s